Dua

Dua ve davet kökünden türeyen kelimeler Kuran – ı Kerim’de iki yüze yakın yerde geçmektedir. Bu kök ve türevlerinde çağırmak, yakarmak, sığınmak, ilgi kurmak anlamları esastır. Kuransal bir terim olarak dua Allah’la kul arasında diyalog anlamındadır ki, kuldan Allah’a yakarış ve sığınma, Allah’tan kula merhamet, bağış ve koruma ifade eder.

Kuran’ın anlayışına göre hayat, yaratan’la yaradılan arası bir ilişki olduğundan insanın tüm faaliyetleri, farkında olsun veya olmasın, bir dua sergiler. Bu anlamda bir dua kastedildiği içindir ki, Kuran –ı Kerim bir yerde “duanız olmasaydı Rabbim sizi ne yapardı?” demektedir(Furkan,77). Ve bu anlamda dua İslam peygamberi tarafından “ibadetin özü” olarak nitelendirilmiştir.

Dua diye ifadeye konulan ilişkinin her hal ve şartta yaşatılması Kuran’ın Allah adına insandan istediği bir olgudur. Sıkıntı ve zorluk zamanlarında dua edip mutluluk ve refah zamanlarında bunu bırakalar kınanmaktadır. Kuran böyle bir tavrı insanın onuruyla bağdaştırmıyor(bk. Yunus 12, Zümer 49, Neml 62).

Dua halinde yürüyen Allah – insan diyaloğunda (Allah’tan kula davet, kuldan Allah’a dua) Allah, kuluna hiç şaşmadan cevap verir(bk. Gafir 60). Ve Allah kuluna şah damarından daha yakın olduğu için dua faaliyetinde insanın bağırıp çağırmasına, dövünmesine, süslü – püslü kelimeler, düzenli kafiyeli cümleler bulmasına hiç gerek yoktur(bk. Kaf 16, Araf 55; Bakara 186). Duanın Allah’a ulaşması için Tanrısal isim ve sıfatların herhangi birinin bir üstünlüğü de yoktur. Kulun yöneliş ve yakarışı hangi isimle olursa olsun Allah buna cevap verecektir. Önemli olan bilinç ve samimiyettir(bk. İsra 110).

Kaynak: Yaşar Nuri Öztürk, “İslami Kavramlar Ansiklopedisi”

Hazırlayan: Bağımsız Rehberler Platformu

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !