Filistin Sorunu ve Filistin Kurtuluş Örgütü

Günümüzün en karmaşık uluslar arası sorunlarından biri. Üç büyük dince kutsal sayılan Filistin toprakları ile ilgili sorunun çok eski bir geçmişi bulunmaktadır. Bununla beraber sorunun günümüzdeki mevcut biçiminin, 19. Yy sonlarında başlayarak 20. Yy başlarında yoğunlaşan Yahudi göçü sonucunda, 1948 yılında bu topraklar üzerinde İsrail Devletinin oluşturulması ile ilgili olduğu söylenebilir. Bu tarihten başlayarak meydana gelen Arap – İsrail çatışmaları veya İsrail’in giriştiği tek yanlı eylemler sonucunda, hemen hemen tüm Filistin toprakları İsrail’in işgali altına girmiş, bu topraklarda yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu diğer Arap ülkelerindeki mülteci kamplarına göçmüşlerdir. 1948 yılında Arap ülkelerinin muhalefetine rağmen, İsrail’in kuruluşu Birleşmiş Milletler tarafından onaylanmıştır. Örgüt, bunu takip eden yıllarda ise, İsrail’in kuruluş aşamasındaki sınırlarının dışında işgal ettiği toprakları terk etmesi yolunda ve de özellikle Filistinli mültecilerin durumlarının iyileştirilmesi doğrultusunda sayısız karar almışsa da. Bu konularda pek önemli bir gelişme sağlanamamıştır. Soruna bir çözüm bulunamamasında, anlaşmazlığın oldukça karmaşık bir nitelik taşımasının yanında, Arap ülkelerinin kendi aralarındaki anlaşmazlıkların, süper güçlerin sorunun hallinden çok, bölgedeki çıkarları ile ilgilenmelerinin ve İsrail’in askeri gücünün de önemli bir rolü olmuştur.

Filistin Kurtuluş Örgütü – PLO: Palestine Liberation Organization. Filistin halkının kaybettiği toprakların geri alınması için mücadele eden örgüt. Topraklarının İsrail tarafından ele geçirilmesi karşısında, çoğu ülkelerinin dışında mülteci konumuna düşen Filistinliler, konuya uluslar arası temaslar yoluyla bir çözüm bulunamayacağının iyice anlaşılması üzerine oluşturdukları Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile 1965 yılında gerilla eylemlerine başladılar. 1967 Arap – İsrail savaşı sonrasında Ürdün’e yerleşen örgüt bu ülkedeki üslerinden İsrail içlerine sızma temeline dayanan bir yıpratma savaşına girdiler. Bir süre sonra Ürdün yönetimi ile çatışmak durumunda kalan FKÖ, 1970 yılında üslerini Lübnan’a taşıdı. Bu yeni dönemde, örgütün ünü giderek artan lideri Yaser Arafat, mücadelenin ağırlığını siyasi alana kaydırmaya başladı. Bu sıralarda FKÖ içinde çeşitli gruplaşmalar daha da belirginleşti. En büyük gerilla grubu, başında Arafat’ın bulunduğu “El Fetih”ti. Bunun yanında, liderliğini Corc Habbaş’ın yaptığı “Filistin Halk Kurtuluş Cephesi” (FHKC) ve bu gruptan ayrılan Nayef Hawatmeh’in liderliğindeki “Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi” (FDHKC) ile Suriye Baas Partisi tarafından desteklenen “Al Saika” grupları bulunuyordu. Mücadelesini siyasi alanda yoğunlaştıran Arafat, 1974 Rabat İslam Ülkeleri Zirve Toplantısında, FKÖ’yü Filistin halkının tek meşru temsilcisi olarak kabul ettiriyor, bundan kısa bir süre sonra da FKÖ lideri olarak BM Genel Kurulu’nda bir konuşma yapıyordu.

1975’teki iç savaş sonrasında Lübnan topraklarında denetimi altında bulundurduğu bölgelerde üstlenmiş bulunan FKÖ, 1982 İsrail işgali ile 1982 Ağustosunda Beyrut’u terk etmek zorunda kaldı. Geride kalan güçleri de Suriye baskısı altında bölgeden uzaklaşmak zorunda kalan FKÖ, karargâhını Tunus’a taşıdı. Böylece askeri gücü oldukça zayıflayan örgüt, Arafat’ın liderliğinde mücadelesini diplomasi alanında yoğunlaştırır.

FKÖ’nün sosyalist ve devrimci çizgisi ile uyuşmayan batı dünyasına yakın Arap ülkeleri zamanla örgüte gereken desteği vermekten kaçındı.  1988 yılında Arafat terörizmi kınayan bir konuşma yaptı. Ancak, FKÖ içindeki bazı gruplar bu karara katılmayarak İsrail’e yönelik terör saldırılarına devam ettiler. ABD ile FKÖ arasındaki diyalog, FHKC’nin 30 Mayıs 1990’da İsrail’e saldırmasıyla bozuldu. 1990’da Arafat Saddam Husseyin’in Kuveyt işgalini savunarak dünyayı şaşırttı. 1994 yılında Gazze – Eriha ve 1995’te 2. Oslo Antlaşmaları ile İsrail Gazze şeritinin tamamına yakınını ve Batı Şeria ‘nın ise bazı bölgelerinin yönetimini Filistin Otoritesine bıraktı. 1996 yılında yapılan seçimlerde 88 üyeli FilistinOtoritesi Konseyi oluşturuldu.Bu seçimlerin sonucunda Arafat bu konseyin başkanlığına getirildi. Filistin Otoritesi Kabinesi 23 bakanlıktan oluşuyordu. Ancak Arafat’ın yetkileri oldukça fazlaydı. En önemli bakanlıklar da El Fetih’in elindeydi. FKÖ bugünkü varlığıyla daha ziyade bir siyasal parti işleviyle hareket etmektedir.

FKÖ’nün iç siyasetteki en büyük rakibi, 1987’de ilk intifadanın başlangıcında, Şeyh Ahmet Yasin, Abdülaziz El Rantisi ve Muhammed Taha tarafından Suudi mali desteği ve Mısır’daki Müslüman Kardeşlerin de politik desteği ile kurulan Hamas’tır. Son belediye ve konsey seçimlerinde Hamas oylarını arttırdı ve dört büyük belediyeden üçünü aldı( Nablus, Cenin, El Bireh ).

Bugün yaklaşık Ortadoğu’da 5 milyon Filistinlinin varlığından söz edilebilir. Bunlardan yaklaşık 6oo bini İsrail toprakları içinde, yaklaşık 400 bini ise Lübnan’da barınmaktadır.

 

Kaynakca: “Ansiklopedik Politika Sözlüğü”, İletişim Yayınları; “Vikipedi”; “Haziran Soykırımı”, İlhan Selçuk makalesi ( Cumhuriyet,23,6,1982 )

Hazırlayan: Bağımsız Rehberler Platformu

  

Yorum Yaz