Turist Rehberlerine Zorunlu Seminerler

Kim ne derse desin, rehberlerin azimsanmayacak bir bolumu, derneklere "aidat" odemede ya Moliére'in cimrisidir ya da nasil olsa zorunluluk yok diye savsaklamayi tercih etmistir. Bunu gecmis yoneticilerden cok duydum ve de Antalya'da Rehberant'a uye oldugum siralarda da yakindan gordum. Bu bir vakadir.

 

Bu yuzden de, gecmiste, sayin Sensilay  " madem biz uyelerimizden aidatlarimizi yasal olarak almakta zorluklar cekiyoruz, o zaman, seminerleri parali ve zorunlu yaptiralim ki, bize bir gelir kalemi olussun" diye dusunmus ve bu girisimi yasama gecirmisler. Ve de,o vakitler, bu gelir bayagi da ise yaramis. Bakin, bu konuda Suavi Hocanin da ,gecmiste bir anisini aktarisini animsarim. "Biz ARED de yoneticiyken bizi goren uye, aidat isteyecegiz diye karsi kaldirima gecerdi..." demisti. Topkapi Sarayi'nda, Ayasofya onlerinde yoneticilerin aidat toplamak icin nelere katlandiklarini cok duydum. Ayni seyler Antalya'da da oluyordu. Arkadaslar, kimi zaman dernegin telefon faturasi bile odenme guclugu cikariyordu. İste, bu "zorunlu parali seminerler" o gunlerin zor kosullarinda, meslek orgutlerimize "ilac" gibi gelmisti.

Gelelim, bugunun kosullarina...

 

Tanesi 30 TL'den uc adet "zorunlu" seminer, kisi basi 90 TL...İRO bazindan bakalim. Yaklasik 1700 uyen var. (Gercek uye, yani esnaf olan)) bu sana 153000 TL gelir getiriyor. İste bir miktarini seminerlerin organizasyonuna, ders verecek hocalara ayir, gerisi kasada. Organizasyon gelirlerini ne kadar dusuk tutarsan, kasana o kadar cok para aktarilacak. Simdi, bir de bu uyelerden aldigin "resmi oda aidatlari" var. Tam olarak animsamiyorum, ama seminerler dahil yaklasik 300 TL gibi kisi basi her sene oduyoruz. (Bakin, ben bundan sikayetci falan deyilim, gercekten meslek orgutumuze ve bize yarari olacaksa 500 tl de oderim. İsin tuhafi , İlhan'in demek istedigi gibi, mesleki sorunlara cozum uretmekte son derece ciliz kalan bu meslek örgutlerimizin bu paralari nerelere harcadigi?Umarim hepsi gercekten bir ise yariyordur)

 

Lutfen sabir gosterin, daha bitmedi...

 

Seminerler, İRO ve diger odalar icin de, Dernekler icin de son derece onemli bir gelir dilimi ve bu yuzden kolay kolay kaldirilmasini istemezler.

Soyle ki; esnaf olmayan yani senin resmi uyen olmayan rehberlerden de "seminerler" vasitasiyla hic de kucumsenmeyecek bir gelir sagliyorsun. İstanbul'da esnaf sicil kaydi olmadan İRO'ya resmen uye olunmayacagina dair yasa cikmadan once İRO uyesi yaklasik 3000 di. Simdi, gerek kurslar, gerek okullardan gelen yiginla yeni rehberin de İstanbul'a bir miktar yerlestigini dusunun. Bu sayi İstanbul'da 3500 olsun... İstanbul'da yasayip da İRO'ya resmi uye olmayan rehber semineri gidip İZRO'dan mi alacak? Boylelikle, onemli bir gelir daha İRO'ya bu sekilde aktarilmis oluyor. Diyeceksiniz ki, bu kotu mu? Degil, tabi ki !!! Amma velakin, bu durum, İRO'nun neden resmi uye sayisinda yeterli artisin olmadigini da anlatmaya yetmiyor mu? Eger, bu gelir dilimi olmasaydi, resmi İRO uyeligi yasamsal oneme haiz olacakti. Lütfen, aciklanan İRO gelir gider tablolarini inceleyin. Sadece aidat ile gelir gider dengesi saglanamiyor. Hesabi esitleyen, "seminer gelirleri" ve de "yardimlar" (?) Yani, İRO'nun giderleri o kadar fazla ki, salt yasal aidatla esitlenmeyecek kadar...

 

Gelelim, dernekler kismina... X Dernegi'nin uye sayisi kagit uzerinde 500 diyelim. Hos, komsumu, haliciyi, bakkali da uye yaparim, gelire ihtiyacim varsa:) bunu engelleyen bir yasa maddesi yok ki. Ha, bu 500 uyeden de aidatlar tikir tikir ve zamaninda aliniyor mu? Kimse masal anlatmasin... Mumkun degil. Amaaaa... Seminerler MECBURİ !.. Sana kim verecek o semineri, o ildeki dernek. O dernegin uc odadan biri ile seminer organizasyonu icin anlasmali olmasi onemli degil. O ilde o dernege basvuruyorsun ve parani oduyorsun. Anlasmali oldugun Oda da zorunlu harcamalarini senden aliyor, gerisi senin yani o dernegin kasasina giriyor. Temiz gelir...Uyenin pesinden kosturmaya da gerek yok...

 

İste, boyle... Bu durumda ne odalar ne de dernekler seminerlerin kaldirilmasina sicak bakmazlar.Bugune kadar da zaten bakmadilar...

 

Simdi soru su: Bu Oda ve derneklerimiz bu gelirleri hangi temel sorunumuzun cozumunde ne sekilde kullandilar? Hangi meslektasimizin hukuki davasinda kullanildi? Ustelik bir vakifa da uzun sure yonetimindeyken, neden belli bir kalem buraya aktarilip zor gunlerde kalan meslektaslara ve ailelerine yardimci olabilecek bir girisime onculuk edilmedi? Bu gelirler yalnizca elektrik, kira, maas, odenek vs'ye yetiyorsa demek ki ortada bir yanlis var?!.

 

İste, bu yuzden, seminerlerin "zorunlu" olmasinin kaldirilmasini destekliyorum.

Bu durumda, herkes ayagini yorganina gore uzatir, gercek uye sayisini arttirir ve buna caba gosterir.

 

Rehberlik İcin Simdi olarak secim oncesi, biz gercekci bir hareket plani zaten hazirlamistik. Bu facebook sayfamizda da yer aliyordu. İlk adimda, yurt disinda ikamet eden, ya da is icabi seminer zamani o kentte bulunamayacak meslektaslar icin, katilimi zorunlu olmaktan cıkarilmasi icin mucadele edecektik. Ondan sonraki hedef, "interaktif" seminerler ve zorunlulugun kaldirilmasi idi. Her neyse, artik meslektaslarimizin olaylara daha nesnel ve kuskucu yaklasmasini, akilci degerlendirmelerde bulunmasini dilemekten baska bir sey soylemek istemiyorum.  

Hakan Eğinlioğlu

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !