Yunan Dini

Yunan Dini

“Herkes tanrıları kendi sitesinin yolunca kutsasın”

                                        Ksenophon, Sokrates’ten Anılar

 

 Yunan dini ne Hıristiyanların kilisesi gibi hiyerarşik ve bütüncül bir teşkilata, ne sıkı sıkıya tanımlanmış zorlayıcı bir inanca, ne de Kutsal Kitap  veya Kuran gibi temel bir kitaba sahiptir. Din görevlileri aslında, ayinleri düzenlemek ve törenlerin geleneğe uygun olarak yapılmasını sağlamakla yükümlü yüksek memurlardır.

 

Yunanlılar tanrılarının sayısını, oluşan düşünce değişikliğine bağlı olarak  birçok kez artırmışlardır. Ayinler, bayramlar zamana ve yöreye göre değişir, ama başlıca tanrılar, mitler, tapınaklar ve kurbanlar hepsinde ortaktır.

 

Tanrılar her yerde hazırdırlar, her şeyi bilirler, kendilerini simgelerle belli ederler ve birçok işlevleri vardır. Çok güçlüdürler, doğa olaylarından sorumludurlar, insanların eylemlerine yön verirler. Ne ki, doğrudan doğruya onlar da belirsiz, kaygılandırıcı Kader karşısında  boyun eğmek zorundadırlar.

 

Yunanlılar özellikle kendi sitelerini ve oturdukları yeri koruyan tanrıya bağlıdırlar. Aynı tanrı hesabına her biri şu ya da bu biçimde bir betimleme veya işlevi kutsar.

 

Tanrılar kişinin yaşamına karıştıkları gibi sitenin de yaşamına karışırlar. Onlarla ayin ve dua ile ilişki kurulur, cevapları da rüya ve kehanetten beklenir.

 

Felsefenin gelişmesi ve bilimin ilerlemesi ile aydın insanlar giderek tanrıların varlığından kuşkulanırlar. Kimileri mitolojik anlatımları uydurma ve usdışı sayarak alaya alır. Büyücülük önemlidir; büyüden, bedduadan ve hortlaktan korkulur.

 

 

Hazırlayan : Bağımsız Rehberler Platformu

Kaynak : Colette Estin - Helena Laporte

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !